Küçük Bir Yuvarlak

El-Harezmi bugünün Erasmus’una benzer bir programla Bağdat’tan Hindistan’a gittiğinde, yıl 825’te, 45 yaşındaydı. Bunun için çok yaşlı olduğundan mı yoksa oraya Halife’nin emriyle gittiğinden mi bilinmez, Hindistan’da gününü gün etmektense Hint matematiğine dair ne var ne yok öğrenip geri gelmiştir. Rivayete göre geri döndüğünde onu karşılayan İran halifesi “ee ne yaptın?” diye sorduğunda ElHarezmi heyecandan elindeki dosyaları yere düşürmüştür. Halife, Hint rakamlarına bakıp “bu karalamalar da ne” diye sorduğunda El-Harezmi “sensin karalama” demek yerine nazikçe “bunlar Hint rakamlarıdır, bunlarla sayıları çok daha iyi tanımlayacağım” diye yanıtlar. Dediği gibi de yapmıştır, hatta abartıp matematiğe çağ atlatmıştır. O günlerde Hindistan gezisinden öğrendiği bilgilerle onluk sayı sistemini kurmuş, Cebir’in kitabını yazmıştır. Mecazen değil, gerçekten Cebir’in kitabını yazmıştır. Türkçesi hemen hemen “Tamamlama ve Denkleştirme ile Hesaplama Kitabı” olan “El-Kitabü’l Muhtasar fi Hisabi’l Cebr ve’l Mukabele”, kısaca el-cebr, kitabını yazarak dünyanın ilk cebirsel işlemlerini bu kitapta yapmıştır.


Bugün ilkokul matematiği sayılan şeyi, x-5=0 denkleminde 5’i sağa atıp x’i 5 bulmayı, El-Harezmi 9. Yüzyılda yaptığı için bugün hala adını biliyoruz. Adını bilmek bir yana adı ve kullandığı dil, terimlere bile yansımış. Her şeyden önce bugün İngilizce’de “Algebra”, Türkçe’de “Cebir” sözcüğünün bu kitabın isminden geldiğini anlamak, zor olmasa gerek.


El Harezmi’nin açtığı yoldan devam eden matematikçiler cebirsel yöntemleri geliştirmeye devam etti. Hakkında tuğla kadar kitaplar yazılan cebir, matematiğin en soyut ve ‘beyin yakan’ alanlarından birisi oldu. Harezmi’nin bilinmeyen sayıların yerine harfler ve simgeler koyarak oluşturduğu bu sistem ikinci dereceden denklemlerin çözümünden tutun, bilgisayar bilimlerinde kullanılan dillerin algoritmalarına kadar en basit matematiksel işlemden en karmaşık problemlere kadar uygulanmış, modern bilimin olmazsa olmazlarına girmiştir.


Bugün El-Harezmi olarak tanıdığımız kişinin gerçek adı bu değil, El-Harezmi onun lakabı, Harizmli demek, anlaşılacağı üzere Harizm diye bir yerde doğup büyümüş. El-Harezmi, Arapça’dan Latince’ye Alkhowarizmi diye çevrilmiş. ElHarizmi’nin kullandığı yöntemler El-Harizmi’nin yöntemleri anlamlarına gelen "algorism", "Algoritmi" "Algorismus" gibi kelimelerle diğer dillerde kullanılmış. Daha sonraları bu yöntemlere verilen isim, İngilizce’de “Algorithm”, Fransızca'da “Algoritmé” olarak oturmuş. Cumhuriyet 131 döneminde Fransızca kaynaklardan dilimize Algoritme olarak geçen bu terim, Algoritma olarak son halini almış. Yani kısaca, bizden aldıklarını bize satmış terbiyesizler.


Harezmi’nin matematiğe katkıları yaz yaz bitmez ancak ‘sıfır’ rakamının kullanımı matematik açısından vazgeçilmezdir ve Harezmi’nin ‘sıfır’ı kullanımı da anlatılmaya değer. Antik çağda mistik-felsefi sistemi çökertebilecek tehlikeli bir ‘yokluk’ tanımı, Babilli tüccarlar için ticarette iki sayı arasına konulan boşluk, Laplace için ‘dünyanın en yararlı sistemi’nin(onluk sayı sistemi) çıkış noktası olan ‘sıfır’ı Harezmi, ‘küçük yuvarlak boşluk’ olarak kullanır. Arapça ‘küçük yuvarlak’ anlamına da gelen ‘boş’ sözcüğü Latinceye ‘zephyrum’ olarak geçer, İtalyanca’da ‘zero’ olarak kısaltılır ve günümüze kadar gelir.


Harezmi’nin en hayranlık duyulası çalışmalarından biri de ikinci dereceden denklemleri geometri kullanarak oldukça sade biçimde çözmesidir, sabırsız arkadaşlar konuyu Google amcaya danışabilir, biz bu ispatı başka bir fanzine saklıyoruz.