Hayatın Zorluğundan Matematiğin Huzurlu Limanına

Sophia! Kadın olduğu için derslerine giremediği hocalara daha sonraları adından "olağanüstü bir olay" diye söz ettiren kadın… Matematik dehası olmasının yanında yazar da olan Sofya, aynı zamanda 19. yüzyıl kadın hakları savunucusudur da. Onun hayatı "kızlar okumaz" gerçeği(!) ile hayallerin ve azmin savaşının günümüze kadar taşınan en güzel örneklerinden biridir. Rusya'nın ileri gelen ailelerinden birinde 1850'de doğdu. Rütbeli, general bir baba ve Alman, eğitimli bir annenin ortanca kızı olan Sonya, katı bir mürebbiye eğitimi ve de tipik mutsuz bir çocuk olarak büyümesinin etkisiyle matematiğe sıkı sıkı sarılmıştır. Öyle ki, çocukluğundaki odasının duvarlarında sanılanın aksine pembe duvar kağıtları yerine babasının kalkülüs hesaplarının yaprakları olduğunu söylenir. Matematiğe ilk merakı bu notlarla mı başladı bilinmez ama ne boyutlara ulaştığını bir otobiyografisinde geçen şu sözleriyle anlayabiliriz: "İlk başlarda anlamlarını tam olarak kavrayamadığım o notlar, hayallerimi harekete geçirdiler. Matematiğin sıradan ölümlüler tarafından ulaşılamayacak bir harikalar diyarı olduğunu keşfetmemi ve bu soylu, gizemli bilimin kapısını aralama fikrini beynime işlediler." Sophie’nin sıradan ölümlülerden olmadığı, sıradan bir insandan fazlası olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bu zeki hallerinin birçok kanıtı vardır elbet ama en aşina olunanı şudur ki o daha 11 yaşındayken analiz notları ile ortalığı kasıp kavuruyor ve bir yandan da özel matematik dersi alıp üst düzey bir başarı gösteriyordu. Bu noktada bir yanlış anlama olmasın! Bu özel dersleri alabilmesinin sebebi sadece yeteneğinden gelmiyordu, o dönem kızlar yüksek öğrenim alamadıkları için Sophie eğitimine devam edebilmek için buna muhtaçtı. Babasının dönemin asilzadelerinden olması da Sophie için büyük bir şanstı. Aksi takdirde kız çocuklarının özel ders almaları, evde matematik eğitimi görebilmeleri bile o dönemlerde mümkün değildi. Kim bilir o dönem de babası asilzade olmayan kaç tane Sophie, içindeki cevherle gelip geçti bu dünyadan tıpkı günümüzde olduğu gibi... Maalesef bu derslerin ömrü fazla uzun olmadı. Sonia’nın "Matematiğin cazibesi beni öyle büyük bir çekicilikle etkiledi ki; bütün diğer çalışma alanlarını ihmal ettim," diye tarif ettiği ilgisi babasına da çok geldi ve çok geçmeden kızının ders almasını yasakladı. Fakat 11 yaşında analizi kendi başına söken azim örneği Sonia’nın vazgeçmeye niyeti yoktu. 14 yaşında komşu ve aile dostları olan Profesör Thrtov’un yazdığı bir fizik ders kitabını eline geçirdi, okudu, çalıştı, anladı. Sophie’nin soruları anlamak için trigonometri çözdüğünü gören Thrtov; bu zeki kızın babasını, kızını okutması için bin bir çabayla ikna etti. Tüm sıkıntılar böyle de bitmedi. Babasının izni bile olsa bir kızın okuması mümkün değildi. Rusya’da okuyamayacağı çok kesin olan Sonya’nın yurtdışına çıkması gerekiyordu ve yine aynı sorun ile karşılaştı; bir kadın kendi başına seyahat edemezdi, mümkün değildi. Sonya’nın bulabildiği tek çözüm ise, göstermelik evlilikti! O sıralarda Almanya’ya gitmeye hazırlanan Vladimir Kovalevsky ile kâğıt üzerinde kalacağını düşündüğü bir evlilik yaptı. Sophie, daha sonra Charles Darwin ile yaptığı çalışmalarla ünlenecek olan Vladimir ile evlendiğinde henüz 18 yaşındaydı. Evliliğin ona yeni bir hayatın kapısını açacağı düşüncesiyle Almanya’ya gitti. Bilim ve matematik öğrenme hevesiyle geldiği Almanya’da da kadın olduğu için üniversitelere kayıt yaptıramayan Sofya’nın artık bir amacı daha vardı; üniversitelerin kapılarını kadınlara açmayı sağlayacaktı. Güçlüklerle okul idaresini ikna eden Sonia, her ders için ayrı izin almak koşuluyla birkaç ders almayı başardı. Burada devam ettiği üç sömestrla insanlara kendinden "olağanüstü" diye bahsettirmişti. Dersine girmesine izin veren hocalardan olan Leo Königsberger, Sonia'ya kendi hocası olan Weierstrass bahseder ve Sofya onun da ilminden yararlanmak için Berlin'e gider. Weierstrass, zamanın en ünlü matematikçilerden biri olsa da malum sebepten dolayı Sonia'yı ciddiye almaz ancak bir probleme verdiği cevapla Sofya'nın zekasını fark eden Weierstrass, özel derslere başlamayı hemen kabul eder. Dört yıl sürecek olan bu dersler için Sofya "Bu çalışmalar matematikte tüm kariyerim üzerinde en derin etkiyi gösterdi. Son bilimsel çalışmam da nihai ve geri dönülmez bir biçimde devam edeceğim yönü belirledi. Daha sonra bütün çalışmalarım Weierstrassǯın anısına yapıldı." der. Bu çalışmaların sonucunda Sofia'ya birçok başarı getirecek olan üç makale tamamlandı. Weierstrass'a göre her biri bir doktora seviyesindeydi. Bu makalelerden ilki, kısmi diferansiyel denklemlerin teorisi üzerineydi ve Crelle'nin dergisinde yayınlanması pek bilinmeyen bir matematikçi için büyük bir onurdu. 1870'te doktora derecesi almasını sağlayan bu makaleler maalesef akademik bir iş bulmasını sağlayamadı. İş bulmada ki sıkıntıları Sonya'yı eşiyle birlikte ailesinin yanına geri dönmeye itti. Bu dönüş Sofia'yı matematikten uzaklaştırdı. Bu süreçte babasını kaybeden ve bir de kızı olan Sophie'nın içinde tuttuğu edebi yönü gün yüzüne çıktı. Roman ve tiyatro derlemeleriyle uğraşmasının yanında bir gazete için bilim makaleleri de yazdı. Bu makaleler tıpkı diğer makaleleri gibi Sofya Kovalevsky imzası taşımadı, taşıyamadı. Evet, Sofia makalelerin okunması ve üzerindeki baskılardan kurtulmak için yazının başından beri okuduğunuz o her bir ismi tek tek kullandı. Her yazısından bambaşka biri oldu. Altı yıl süren bu aranın ardından Sofya daha coşkulu bir şekilde matematiğe geri döndü. Bir bilimsel konferansla "Amel!in integralleri" üzerine olan makalesini sundu ve büyük bir ilgi gördü. Hayatta işler her zaman yolunda gitmez derler ya, Sofya bu sefer de eşini kaybetti. Bu kaybı üzerine kendini matematikle topladığını söyleyen Sofya, bir yıl sonra Stokholm'dan bir davet aldı. Geçici başladığı bu iş de ona bir dizi başarı getirmiştir. Resmi olarak bir üniversitede çalışması ile en büyük hedeflerinden birini, kadınlara üniversite kapılarını açma hedefini, gerçekleştirmiş olur. Bir matematik dergisinde kristaller üzerine üç makale yayımlamıştır. Ardından bir cismin bir nokta etrafında dönmesini açıklayan araştırması ile Fransız Bilim Akademisi tarafından vaadedilen ödülün iki katını almıştır. Daha sonra İsveç Bilimler Akademisi Ödülünü kazanan Sofya, Russian Imperial Academy’nin uzaktan üyesi seçilir. Böylelikle Imperial Academy’nin"kadın üye kabul edilmeme" kuralı değişmiş olur. Artık Avrupa'daki ilk kadın hakları savunucusudur. Sonia’nın üst üste gelen başarılarının sonunu ise soğuk algınlığı olarak başlayan ve hayata gözlerini daha 41 yaşındayken yummasına sebep olan zatürre hastalığı getirir. Hayatı boyunca matematik, fizik ve edebi alanlar ile ilgilenen Sofya, eserleriyle çığır açmış ve kendi olmaktan hedeflerine yürümekten vazgeçmeden hayattan göçmüştür.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kadın Haklı Beyler

Dünyaya istediğimiz birisi olarak ve bir şeyleri seçerek gelmiyoruz. Ailemizi, göz rengimizi, ten rengimizi ve cinsiyetimizi seçmek bizim elimizde değil. Peki, hiç seçemediğiniz bir durumdan dolayı bi

Platon'un Ruhu, Afrodit'in Bedeni

Ölümü Hypatia, bir gün evine giderken, yola pusu kuran bir grup bağnaz tarafından taşlanarak öldürüldü. Ölü bedenini de rahat bırakmayıp parçalara ayırdılar. Parçalarına bile tahammül edemeyip yaktıla

Matematiğin Ressamı

"Roman okumaktan çok keyif alıyordum. Aslında ne bulursam onu okuyordum. Lise sona kadar, matematikle ilgileneceğim hiç aklıma gelmemişti." -Meryem Mirzahani Matematiğin en prestijli ödülü Fields